fabrikator kizi

gidiyor iste. hem de arkasina bile bakmadan... daha ozgur olabilecegi diyarlara dogru ucuyor....

bakmaya doyulmayacak kadar guzel olmak

genelde bebek yuzlu kizlar icin gecerlidir. saatlerce baksaniz doyamazsiniz. benim eczacim bana bakmaya doyamiyor mesela.

vucut diliyle sevismek

gozlerle sevismektir. cok eglenceli olabiliyor kimi zaman.

30 saniye boyunca bir insana gozlerini dikmek

bu kadar da olmaz demeyin. eger sapik ve hayvan bir eczaciniz varsa olabilir.

sutyen takilan ilk gun

cok ozeldir. bir gun annenize "anne buralarim cok aciyooo" dersiniz. anneniz de bakip "dur bakim, senin goguslerin buyumeye basliyor, ben en iyisi sana sutyen vereyim bir tane" der ve eski ufak bir sutyen verir. o gun kendinizi cok farkli hissedersiniz. okula gidince diger kizlara tepeden bakarsiniz. basiniz goge ermistir sanki. zira artik siz kucuk bir kiz degil, gogusleri olan genc bir kiz olmussunuzdur. bununla birlikte ilk adet olunan gun de cok ozeldir. hicbiri unutulmaz.

14 subat gunu eczaneye gitmek

eger sapik bir eczaciniz varsa yanlis anlayabilir. en iyisi ertesi gunu, yani 15 subati beklemektir.

kolinin calinmasi

cok sinir bozucu bir durumdur. paranizi da geri alamazsiniz zira kolinin eve gelmedigini ispat edemezsiniz zira bazi koliler imzasiz posta kutusuna koyuluyor. benim basima bircok kez gelmistir. anlasilan postanede kolilerime kafayi takan bir idiot var. kesin magribli calisanlarin isidir bu, zira fransizlar boyle seyler yapmaz. ta beverly hills ten siparis ettigim lip balmumu caldilar. gecen gun de yine amerika'dan siparis ettigim victoria's secret geceligimi calmislardi. rezalet!

cinsel icerikli entry okuyunca soka giren yazar

cok guluyorum ben bunlara. saniyorum buyudukleri ortamda seksin hala tabu olarak kabul edilmesinden dolayi cinsel ozgurlugu bilmeyen insanlardir. oysa cinsellik hayattaki en dogal seydir. yemek yemek, su icmek gibi. ama ne yazik ki beyin bir kere yikandimi kolay kolay duzelmiyor.

sinavda ogrencisini gozleriyle yiyen profesor

okumakla adam olunmuyor malum. onca yil oku sonra da turk kenar mahallelerindeki abazanlardan bir farkin olmasin! olacak is mi? her neyse. malum bu siralar sinavlarim var. gecen gun matematik sinavina girdim ve sapik profesor oradaydi. uc saat boyunca ne zaman kafami kaldirdiysam profesor sapikca bana bakiyordu. biri anlayacak diye cok korktum ancak herkes sinavina konsantre olmustu. kendimi cok kotu hissettim.

musterisine sen diye hitap eden eczaci

terbiyesizin tekidir. zira bir eczaci musterisine her zaman siz diye hitap etmelidir. tamam belki yaslar yakin oldugu icin eczaci musterisine kendini yakin hissetmis olabilir, ama sonucta bir musteri ve bir eczaninin arasinda belli bir mesafe olmalidir. bu nasil bir terbiyesizliktir? hem de bir bayana karsi.

yaran fikralar

bir fransiz fikrasi :

yakisikli bir eczaci eczanenin onunde sigara icmektedir. eczacidan hoslanan bir bayan onu gorur ve yanina gider. sakayla karisik : "inanmiyorum! eczacisiniz ve sigara iciyorsunuz, oyle mi?" der. eczaci da soyle cevap verir : "ne var bunda? siz de guzellik merkezi isletiyorsunuz."

bu devirde hala kursun kalem kullanan insan

criteriumlar dururken sacmaliktan baska bir sey degildir.

nota bene : ben "devirde"yi dogru yazmistim ama degistirilmis. kesinlikle benimle ilgili bir sorun degildir.

eczacilarin musterilerin arkasindan gulmesi

"yok benim eczacim boyle bir sey yapmaz" demeyin. eczacilar da insan sonucta. ilk kez dogum kontrol hapi veya prezervatif aldiginizda yuzunuzdeki o kizarikliga, sesinizdeki titreklige gulmuyorlar mi saniyorsunuz? elbette ki guluyorlar! siz eczaneden cikar cikmaz butun calisanlar kahkaha atiyor arkanizdan. ben kac kere sahit olmusumdur. eczaci milletine guven olmaz benden soylemesi.

g string gorunce tahrik olan turk erkekleri

aklim almiyor bunu. nasil olur da bir insan bir bez parcasi gorunce bu kadar tahrik olabilir? alt tarafi bir camasir sonucta.

cocuklugunda hic helene et les garcons izlememis insan

baktim sozlukte basligi daha acilmamis. sok oldum. oysa bu dizi bir kulttur. biz fransiz cocuklari bu diziyle buyuduk. okuldan gelir gelmez bu diziyi izlerdik. hélène et les garçons dendigi zaman aklimiza hemen sicacik cocukluk anilarimiz gelir. nasil olur da boylesine onemli bir fransiz dizisine sozlukte baslik acilmaz?

eczanenin arka bolumunde seks yapmak

saniyorum her eczacinin fantezisidir. ozellikle eczaneye gelen genc ve guzel bayan musteriler basrolde olur. ayrica korunmak icin stok sorunu yasanmayacagi kesindir.

google in tum sitelere zararli demesi

fransa'da da durum aynidir. panik yapmaya gerek yoktur.

regl doneminde goguslerin tas gibi olmasi

regl doneminde goguslerin inanilmaz derecede sistigini baska bir baslikta gundeme getirmistik hatirliyorsaniz. sismekle kalsa iyi. bir de agri yapar. tas gibi olur ve zar zor buldugunuz buyuk beden sutyeniniz (buyuk memelilerin ne kadar zor sutyen buldugunu da ayri bir baslikta incelemistik) inanilmaz derecede dar gelir. dolayisiyla aksam eve donup sutyeninizi cikardiginizda dapdar sutyenin icinde ezilmis memeleriniz inanilmaz derecede agri yapar. offff kiz olmus zor is, ozellikle buyuk goguslu kiz olmak daha da zor is.

jean marie le pen in okumus oldugu universitede okumak

fransa'nin en prestijli universitelerinin birinde, belki de en prestijlisinde okumaktir. ancak le pen ne yazik ki bu universitenin reputasyonuna leke surmustur. zira guzel fakultem artik zengin ve fasist genclerin okudugu bir fakulte gibi aniliyor ve yabancilar bizim fakulteye gelmekten cekiniyor. oysa hic de oyle bir durum yok. biz yabancilara karsi cok hosgoruluyuz.

carla bruni vs emine erdogan

aralarinda daglar kadar fark olan iki first ladydir. keske turkiye'nin de carla bruni gibi bir first ladysi olsa derim hep. turk kadininin imajina inanilmaz derecede katkida bulunurdu. gerci ben carla bruni'yi pek sevmem zira ben cecilia sarkozy'yi daha cok begenirim. nasil birakip gitti her seyi hic arkasina bile bakmadan. delikanli kadindir. ayrica benimle ayni universitede okudugu icin kendisine ozel bir sempatim vardir. carla bruni biraz daha salak gibi. ama olsun guzel kadin sonucta. onemli olan da bu.